Cuma, 23 Eylül 2022 09:24

SUYUN DEĞERİ

Yazan



Sosyal medyada son günlerde aşağıdaki ifade popüler olmaya başladı.

"A Bottle of water can be .50 cents at a supermarket. $2 at the gym. $3 at the movies and $6 on a plane. Same water. Only thing that changed its value was the place..So the next time you feel your worth is nothing, maybe you’re at the wrong place."

Basketbolcu Kobi Simmons'ın olduğu belirtilen ifadenin türkçesi;

"Süpermarkette bir şişe su 50 cent olabilir. Gym'de 2 dolar, sinemada 3 dolar, uçakta 6 dolar olabilir. Hepsi aynı su. Değerini değiştiren şey yeri. Bir daha değersiz hissettiğinizde, belki de yanlış yerde olduğunuzu düşünün."

Değersiz hissettiğinizde düşünün, belki de yanlış yerdesiniz diyerek gaz/mesaj vermeye çalışılıyor.

50 centlik suyun değeri 50 centtir.

Spor salonunda 2 dolara, sinemada 3 dolara, uçakta 6 dolara satılması suyun değerinin o seviyeye yükseldiği veya değerinin o olduğu anlamı taşımaz. Fiyatı speküle edilmiştir.

50 cent değerindeki su sübvanse edilerek 25 cent olarak da fiyatlanabilir.

Fiyat değere eşit değildir.

50 centlik değeri olan bir adamın veya kadının 6 dolarlık CEO yapılması değerinin 6 dolara yükseldiği anlamı taşımaz. Gerçek değeri 50 centtir.

Aynı şekilde, 6 dolarlık değeri olan bir adam veya kadının 50 centlik bir pozisyonda görevlendirilmesi de o kişinin gerçek değerinin 50 cente gerilediği anlamı taşımaz . Gerçek değeri 6 dolardır.

Yani analoji çok doğru olmamış.

Hemen gaza gelmeyin. Gerçek değerinizin ne olduğunu belirlemeye çalışın. Spekülatif pozisyonlar peşinde koşarken, gerçekçi bir şekilde değerleniyor olduğunuz pozisyonu da kaybetmeniz söz konusu olabilir.

Diğer taraftan, gerçek değerinizden düşük değerlendiğiniz bir pozisyon söz konusuysa, aksiyon almak için çok da fazla vakit kaybetmeyin.

Ana fikri verecek daha iyi bir hikaye arıyorsanız, Hans Christian Andersen'ın 'Çirkin Ördek Yavrusu' masalı nokta atışı olabilir.

 

 

Çarşamba, 21 Eylül 2022 17:45

BİLİNÇ

Yazan

 

 

Bilinç nedir ? Kendinin farkında olmak mıdır ? Yani benlik dediğimiz şey midir bilinç ?

 

Yoksa, aynı uyaranlara maruz kaldığımızda, diğerlerinden farklı çıkarımlarda bulunabiliyor olmamız mıdır ?

 

Ya da eylemlerinin sonuçlarını öngörebiliyor olmak, seçim yapabilmek ve bu nedenle özgür iradeye sahip olmak mıdır ?

 

20.000 civarında akademik çalışmaya konu olan, buna rağmen üzerinde anlaşmaya varılamayan bir kavram bilinç.

 

Ünlü fizikçi Michio Kaku'ya göre, modern bilim tarihinde, bugüne kadar üzerine bu kadar fazla kafa yorulan; buna rağmen bu kadar az şey üretilebilen başka bir alan yok.

 

Çok sayıda farklı yorum arasından, bana en yakın gelen yorum, çevreyi modelleme yetkinliği yorumu.

 

Organizmanın kendisini içinde bulunduğu çevreye göre konumlandırabilecek modelleme becerileridir bilinç.

 

Daha alt seviye bilinç sahibi organizmalar için az sayıda parametre ve sebep sonuç ilişkisi söz konusu iken; üst seviye bilince sahip organizmalar için artan parametre sayısı ve ilişki ağları söz konusudur.

 

Örneğin bir bitki, güneşin yönü, çevrenin nem miktarı ve sıcaklık, çevreleyen gazların oranları ve yerçekiminin yönü gibi parametrelerle çevresini modeller. Bu parametreler ve bunlar arasındaki birkaç ilişki bitkinin hayatta kalıp, üremesi için yeterlidir.

 

Avcı veya av konumundaki organizmaların hayatta kalabilmesi için; uzay zamandaki konumlarını daha net belirleyecek çok daha fazla parametre ve ilişki ağlarına ihtiyaç vardır. Avın veya avcının uzaklığı, hızı, hareket yönü, büyüklüğü, tehdit derecesi vb.

 

Sosyal hayvanlarda, bir sürüngenin içerisinde bulunduğu çevreyi modelleme becerilerine ek olarak; kendilerinin gruptaki diğer bireylere kıyasla sosyal statülerini modelleyebilme becerileri bulunmaktadır.

 

Bilinç en üst düzeyde bütün bunlara ek olarak, zamanı modelleyebilme, yani geçmiş ve gelecek farkındalığına sahip olma yetkinliğidir. Günümüzde bu seviyede bilinç insan dışındaki türlerde gözlemlenmemiştir.

 

Kısaca insan ölçeğindeki bilinç dediğimiz şey; içinde bulunduğumuz çevreye göre anlık konumumuzu ve bu konumun zamanda değişimini modelleyebilme becerisidir.

 

Zamanda değişimi modelleyebilmek diğer organizmalarda olmayan hafıza kavramını zorunlu kılar. O sebeple alzheimer hastalarında gerçek anlamda bir bilinçten bahsedebilmek zordur.

 

Lafın özü, bilgi, öğrenme ve bilinç dediğimiz şey için hafıza kritik önemde. İyi bakmak lazım ona.

 

 

 

 

 

Pazartesi, 19 Eylül 2022 10:37

AGILE DEDİĞİN

Yazan

 

 

Agile dediğin, premature karar al demenin, yeni nesil kurumsal jargondaki karşılığı.

 

Hazır olmadan, riskleri kontrol altına almadan aksiyon almanın kurumsal strateji/iş yapış şekli olarak sunumu.

 

Çevik ol; sorun çıkarsa ki, oldukça yüksek olasılık, o zaman bakarsın ne yapacağına diyor.

 

Yeni bir şey gibi sunuluyor ama, eskiden de vardı çevikçiler. Kervan yolda düzülürcüler.

 

Önemli bir kısmı başarısızlıklar mezarlığında yatıyor. Olasılığın (riskin) doğası gereği sonuç elde edebilenler ise başarı hikayesi olarak pazarlanıyor.

 

Bugün değişen, bu davranışı kurumsallaştırıp, risk gerçekleştiğinde bunu risk alan çalışana fatura etmeme yaklaşımı. Operasyonun doğal bir maliyeti olarak görme mentalitesi.

 

Bir süreci daha karlı hale getirmek için hızlandırıp, riski artırmak; artan risk maliyetinden yüksek bir getiri sağlıyorsa, ekonomik olarak anlamlıdır.

 

Bu bakış açısıyla, her agile dönüşüm, alınan yeni riskler sebebiyle ortaya çıkan ek maliyetleri karşılamayabilir. Hatta ortaya çıkan bazı riskler kurumun devamlılığını tehdit edebilir.

 

Dolayısıyla agile gömleği her kuruma, her sürece uygun olmayabilir.

 

Herkesin agile olduğu bir ortamda agile olmanın bir getirisi de kalmayacaktır.

 

Alınan riskler ve bağlantılı maliyetler kurumların kucağına kalırken; getiriler tarafı başlangıç durumuna doğru dengelenme eyilimi sergileyecektir.

 

'Erken kalkan yol alır' ve 'Hızlı balık yemi yutar' durumu; herkesin erken kalktığı ve tüm balıkların hızlı olduğu bir ortamda fark yaratmayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir konuda bilgi sahibi olmadan da çelişkilerin farkına varabilmek mümkündür. Acil durumlarda, 'Eşyanın tabiatına aykırı', 'Hayatın akışına ters' ve 'Su tersine akmaz' yaklaşımlarını kullanabilirsin.

 

Başkalarının hatalarından öğrenmeyi tercih ettiğinde, başkalarının doğrularından oluşan bir hayatı yaşarsın. Dene, yanıl, tekrar dene. Ancak, kendi hatalarımdan öğrenmek istiyorum diye, kendini boşluğa bırakarak yerçekimini yenip yenemeyeceğini test etmeye kalkma.

 

Çok sıra dışı ve olağanüstü fırsatlar hayatın boyunca bir veya birkaç kez karşına çıkabilir. Buna karşılık binlerce kez fırsat yemlemesine maruz kalacaksın. Binde bir fırsatı kaçırmamak için kaç yemi yutacağına sen karar ver.

 

Bir yerde olağanüstü performans söz konusu ise sebebi büyük olasılıkla hile, makyaj veya kişiden kaynaklanmayan diğer faktörlerdir. Sıra dışı yetenekler çok nadir iken, bunların performansa dönüşmesine imkan veren ortamlar ondan da nadirdir.

Çarşamba, 31 Ağustos 2022 17:31

KENDİME ELEŞTİREL DÜŞÜNME MANİFESTOSU 4

Yazan

 

 

Ahlak dersi vermeye çalışanlar aksini iddia etseler de, ahlaki ve etik olanı belirlemenin yegane yolu akıl yürütmektir. Ahlak referansı iddiasındaki yapılar, varlıklarına tehdit olarak gördüklerinden akıl yürütenleri sevmez. Sana ahlak dersi vermeye çalışanlara he de geç.

 

Gelecekle ilgili belirsizlik herkes için rahatsız edicidir. Alt sosyo-ekonomik gruplarda üfürükçü ve falcıdan başlayıp, yukarı doğru medyum, kahin, astrolog, guru, spiritüel önder ve hatta ekonomi yorumcusu diye devam eden kişiler bu zaafı istismar eden kişilerdir. Geleceği öngörebilmek mümkün olmadığından, gelecek tahmini için yollar aramayı bırak. Sayısallaştırabildiğin belirsizliği risk yönetimi teknikleri ile, diğerlerini ise belirsizlik altında karar alma teknikleri ile yönet. Yönetemediğin kısım içinse endişe duymayı bırak.

 

Belirsizliği ortadan kaldırabilseydin eğer; şans, umut, ihanet, beklenti, tahmin, aldatılma, kısmet, kader, kazık, alınyazısı, sürpriz, risk vb hayatı renkli ve yaşanabilir kılan şeyler olmayacaktı. O durumda hayat denen şeyin de anlamı kalmayacaktı. Hayatın ta kendisi olan belirsizliğin tadını çıkarmaya bak.

 

Fiziksel güzellik özgüven ile birleştiğinde son derece ikna edici olur. Üzerine eklenen şöhret ise çarpan etkisi yaratır. Argümanı kaynağından izole edebildiğin ölçüde objektif akıl yürütebileceğini unutma. Çirkinlere de haksızlık etme bu arada.

 

Olayları kontrol edebilme becerilerini abartma. Sorgulamak, figüranı olduğun bir hayat yaşamaktan seni kurtarabilir. Ancak her ayrıntısına hakim olup, her ayrıntısını yönetebileceğin bir hayat fikri de çok gerçekçi değil.

 

 

 

 

Perşembe, 25 Ağustos 2022 17:46

KENDİME ELEŞTİREL DÜŞÜNME MANİFESTOSU 3

Yazan

 

 

 

Güzelce hikayeleştirilmiş, duygusal soslar eklenmiş ve bazen bilimsel süsü verilmiş bilgi ikna edicidir. Süzgece, yani akıl yürütme becerilerine odaklanmadığın sürece, başkalarının hikayelerinden oluşan bir hayatı yaşarsın.

 

Talimat şeklindeki uzman görüşüne şüpheyle yaklaş. Sorduğun sorulara ben uzmanım diye cevap verenlerin uzmanlığı konusunda bir kez daha düşün. Görüşünü gerekçelendiremeyen ve bu gerekçelerini ortalama bir insanı ikna edecek şekilde anlatamayan uzmandan uzak dur.

 

'Hoca verir talkını kendi yutar salkını' ve  'Hocanın dediğini yap yaptığını yapma' diye atasözlerimiz olsa da, yaptıklarıyla önerdikleri arasında çelişki yaşayan uzmanlara mesafeli yaklaş. Sorun zayıf karakter/irade olabilir ya da olmayabilir.

 

Bu kadar basit bir açıklaması olamaz diyenlere prim verme. Çoğunlukla açıklaması o kadar basittir.

 

İnsanın içerisinde yer aldığı süreçler sadece objektif bilgi ve akıl yürütme ile çözümlenemez. Menfaat bileşenini denkleme dahil etmediğin çözümleme süreci çoğunlukla yanlış sonuçlanmaya gebedir.

 

Kendi pozisyonunu savunurken, ancak kendi algı ve bilgi seviyesine ulaşanların durumu anlayabileceği argümanının arkasına sığınanları, bulundukları o seviyede yalnız bırak. Yanlışlanamaz argümanlar üzerine zaman harcamaya değmez.

 

 

 

 

 

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma diyenlere kulak asma. Akıl yürütmek için minimum bilgi seviyesi ön şartı diye bir şey yok. Her seviyeden bilgi ile akıl yürütebilirsin. Ancak, ulaşabildiğin objektif bilgi ölçüsünde akıl yürütme faaliyetine güven duyabileceğini de unutma.

 

Yanlış bilgiler üzerine inşa edilmiş yanlış çıkarımlar kadar, doğru bilgilerden yanlış çıkarımlara ulaşılması da oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Ne tek başına bilgi, ne de tek başına akıl yürütme becerileri yeterli değildir.

 

Herhangi bir alanda, mükemmel veya mutlak bilgi seviyesi ütopik bir kavramdır. Akıl yürütme sürecinde, daha fazla bilgiye ulaşma çabasına ne zaman dur diyeceğin, akıl yürütmedeki verimliliğin temel belirleyenidir. Rasyonel düşünme ile eleştirel düşünme arasında farkı bu sınır belirler.

 

Uzmanlığı akıl yürütmede kanıt ve destek olarak kullanabilirsin. Ancak, uzman olduğunu söyleyerek veya senin uzman olmadığına vurgu yaparak, temel akıl yürütme normları aksine görüş belirtenleri, yani saçmalayanları dikkate alma.

 

Birisi görüşlerini ortaya koymak ve gerekçelendirmek yerine, her fırsatta uzman olduğuna vurgu yapıyorsa, en iyi ihtimalle özgüven sorunu yaşıyordur.

 

Yapacak daha iyi bir şeyin yoksa ve öğrenmeyi planladığın yeni bir şeyler bulunmuyorsa, bildiğin şeyleri sorgula. İlgili konudaki görüşünü, ön kabuller olmadan sıfırdan yeniden inşa et.

 

Şüphede sınır yoktur. Hangi noktada şüpheni yeneceğin ve tamam diyeceğin milyon dolarlık sorudur. Akıl yürütme faaliyetinin hayatının üzerindeki sonuçlarının ne derece dramatik olacağı, kişisel şüphe sınırının temel parametresidir.

 

Salı, 23 Ağustos 2022 11:35

ENFLASYON CANAVARI VE ŞİRKET KARLARI

Yazan

 

 

Bu aralar karlarını %200-300 artıran şirketler hedefe alınarak yapılan çok sayıda haber ve açıklama dolanıyor ortalıkta.

 

%80 civarındaki resmi enflasyon oranının çok üzerinde yıllık kar artışları ilk planda insan beyni tarafından fahiş kar artışı olarak algılanıyor.

 

Matematik ve finans bilenler için dahi aynı yanılgı tuzağına düşmek çok da sıra dışı değil.

 

Diğer yandan, kazın ayağı pek de öyle olmayabilir.

 

Enflasyon %15 iken, 100 sermayesi olup, 20 kar eden bir firma (120÷115)-1=%4.38, reel sermaye getirisi yani reel kar elde etmiş demektir.

 

Enflasyonun %80 olduğu ortamda, karı bir önceki yıla göre %200 artarak 60 olan (20*(1+%200)) aynı firma, aslen reel olarak (160÷180)-1=-%11.11 zarardadır.

 

Alternatif enflasyon hesaplamalarındaki %175 civarındaki oranlar dikkate alındığında durum daha da dramatik olmaktadır.

 

Arada gerçekten reel sermaye getirisi elde edecek kar artışı sağlayanlar da olabilir. Diğer taraftan, enflasyon ülke ekonomi yönetiminin hatalarının otomatik düzeltmesidir ve az veya çok hepimizi fakirleştirir.

 

Ekonomi yönetimi aldığı kararlar ile, fakirleşme sürecinde bazı grupları diğerlerine tercih etmektedir. Yani eşit fakirleşme söz konusu değildir.

 

Hangi grupta olduğunun, tercih edilip edilmediğinin ve gerçekte ne kadar fakirleştiğinin farkında olmak önemli.